|
3
off tumblr neye hayır demeliyiz?
herşey başa sarıyor tumblr. bunu istemiyorum. ama istemiyorum demek istemiyorum. istiyorumlu cümleler kurmak istiyorum. ama cümleyi tersine ceviremiyorum. yıllar geçiyor. kapım çalıyor. kim o? diyorum. benim ben diyor. sen kimsin diyorum. tanıtıcam kendimi diyor. istemiyorum yanaşmak veya tanımak. değiştim diyor. eskisi değilim diyor. ne istiyosun diyorum. bilmiyorum diyor. bunu sevmiyorum. bu konuşmayı devam ettirmek istemiyorum. ama kalbim diyoki bi şanscık daha versen bu son lütfen. beynim salaklaşma aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek budalalıktır. neden bunu tekrar ediyorsun diyor. kalbim herşey mantıkla çözülmez diyor. beynim herşey duygularla da çözülmez diyor.. beynim ve kalbimin konuşması bu gün bişeyler izlerken patlak verdi. kapımı çalan döndüm. Neden? dedim. ne neden dedi? neden buradasın dedim. nası neden buradayım dedi hiç birşey anlayamamışcasına belkide anlamak istemez dialogu buraya getirmek istemezce.. neden işte neden buradasın. neden yıllar sonra tekrar bu kapı.. daha önce bu kapıdan tekme tokat çıkarıldın. üzerinden yıllar geçti değiştim. dedi. şimdi kapıyı sessizce suratına kapatsam mı yoksa bir şans daha verip evime alıp evimi dağıtmasını izlesem mi bilemiyorum. hayatta sürekli hayır diyenler evet kesinlikle kaybederler.. buna katılıyorum. ama hayat artık o kadar çok değişti ki evetlerden çok hayırlar gidiceğimiz yolu belirler oldu. neye hayır demeliyiz? acaba kapımda dikilmiş amacının ne olduğunu bile bilmeyen biri için evet mi demeliyim hayır mı bilemiyorum. Aynı evi tekrar toparlamak yıllarımı alıcaktır. Artık eskisi gibi daha genç atikde değilim yorgunum ev toplamak konusunda.. şuan o kadar canım sıkıldı ki herşeyden şu kelimeleri yazmaktan.. buna radioda aniden çalmayan başlayan radiohead de sebep olmuş olabilir ne zaman şu radiohead’i gelse çevremde bi yere hayata küsü veriyorum. kapatıp üzerini örtmekte istemiyorum. 5dk küsüyorum hayata.. bazne iyi geliyor bazen daha da kötü oluyorum. ne yapacağımı bilemiyorum tumblr. bu canımı cok sıkıyor. hapşuruyorum. burnumdan yükselen bir ivmeyle sızlama burnumun üstünden kaşlarmın kenarından anlıma süzülüp anlımdan daha ileriye gidemediği için sınırlarını zorlayıp sonra yavaşca azalıyor. hastayım. belkide herşey bundan oluyor. hastayken çok duygusalım. doğru düşünemiyorum. düşündüğüm doğrulara güvenemiyorum. ne diyeceğimi bilemiyorum. deriin bir nefes alıyorum. nefesimi bırakıp bu cümleye devam ediyorum. bilmiyorum belkide cümlemi burada bırakıcam derken aklıma şu geldi; bu blogda ona ait o kadar çok kalıntı varki.. hepsi buhran ve bunalım dolu cümleler belki şuan yazdıklarım gibi.. belkide bu insan bana bunları getirmekten başka birşey vermiyor. böyle bir insanı evime almamalıyım. bir işarete ihtiyacım var.. belkide birilerine.. şuan çok üzgünüm. üzgünüm. yazdığımherşeyokunmakzorundadeğilyazdığımherşeyokunmakzoru |