Infinite Loop

Sanırım asırlardır sorulan ve cevaplanamyan sorulardan birisine felsefik bir bakış açısıyla bakarak cevap bulmaya çalışırken aklımı yitiricem..

Soru çok basit..

Neden yaşıyoruz?

Bak sakın öyle deriin kafalarda yazılmış bir şey gibi hissetme sadece basit bir soru.. Öyle bakkala gittin ve birşeyler alıyorsun aklından geçmiyor bile birisinin sana böyle bir soru soracağı.. ve bakkal sana Neden yaşıyoruz? diyor..

Sahiden böyle hazlardan filan sıralıcaksın.. Yani aklına bunlar gelicek. Sebep olarak bana söylemediğin, yazmadığın ama yazacağın, söyleyeceğin şeylerin geneli hazlarla dolu olacak yada ulaşmak isteyipte ulaşamadığın şeylerin listesi..

Şu arlar ne kadar çok ölen insan duyuyoruz, görüyoruz.

Kış geliyor depresyona giriyoruz. Dashboard’um depresyonun geldiğini söylüyor. Depresyon benim için kışın geldiğine dair tek işarettir.

Acaba eskiden de böylemiydi? İnsanlar kışın depresyona girerlermiydi? Yoksa biz yaşıya yaşıya kış aylarını kafamızda böyle mi ilişkilendirdik..

Kafam o kadar boş ki ve o kadar dolu ki..

Ama ne olcak ki hepsi gerçekleşse yada hiç biri gerçekleşmese?

Bi düşünsene.. yada boşver.. bir işe yaramıyor..

Bazen Mevlanaya bakıyorum. Şems’e kulak veriyorum. Düşüncelere dalıyorum. Sonra aklıma Trainspotting geliyor.. 

Galiba daha öncede başka bir yazının başlığında böyle attım..

Artık buralara yazmayı hiç mi hiç istemiyorum..